Geçtiğimiz 19 Mayıs gününün ülkemiz gençliği için bir çok anlam ifade ettiği aşikar. Öncelikle 19 Mayıs, ulusal mücadelemize başladığımız günün ylldönümü, ülkemizde gençlik bayram olarak kutlandığı için, genç Cumhuriyeti'mizin hayli genç olan nüfusunun neredeyse tamam nnn bayramddrr. Ayrcca 2007 senesinin 19 Mayıs'ında Blizzard, tüm dünyayı alt üst eden ve satş rekorundan satş rekoruna koşan uzay-strateji oyunu Starcraft'ın devam bölümünün yayınlanacağını açıkladı... Aman canım, bu o kadar da önemli mi?
Doğrusu önemli. Starcraft, aralarında benim de bulunduğum, milyonları aşan büyüklükte bir oyuncu topluluğunu on yıllardır monitör başına kilitlemiş durumda. Oyun ilk çıktığı günden sonra büyük bir değişim de geçirmedi üstelik; sadece oyun içi denge unsurlarında düzenlemeler yapılarak strateji eğrisinde ciddi deiğiiklikler yaşandı, bir de yamalar sayesinde oyuna replay, yani oynanan oyunu kaydederek oyun arayüzü içinden izleme seçeneği kazandırıldı. Bu değişiklikler dışında SC'de büyük bir değişim yaşamadık.
Ama SC'nin gücünün temeli de burası: Oyunun dengesi öyle iyi kurulmuş ki, strateji eğrisi, yalnızca arcade oyunlarda görebileceiğmiz hızlı ekipman kullanma beceresini gölgede bırakmayacak kadar basit, ancak "fast-clicker" olmanın önemi de, oyunun temel prensiplerini öğrenmeyi gereksiz kılacak kadar fazla değil.
Tam da bu sebeplerden dolayı, Starcraft başta Güney Kore olmak üzere dünyanın tamamında büyük bir fenomen olmayı başardı, ayrıca en büyük küresel siber oyun etkinliği olan World Cyber Games (WCG) ilk düzenlenmeye ballandğından beri, oyun listesinden hiç çıkmamış olan tek oyun Starcraft oldu. (Bu arada, WCG'de başta Counter Strike olmak üzere bir çok oyun ilk günden beri oynanıyor, ancak bu oyunlar o zamandan sonra bir çok farklı sürüm halinde piyasada farklı seçeneklerle bulunuyorken, Starcraft 1998 de çkkan orijinal oyun ve 1999'da gelen eklenti paketi Broodwar'dan sonra sadece denge yamaları dışında hiç bir temel değişikliğe uğramadığı için bu sıfatı alıyor.)
Durumun böyle olması Starcraft oyuncularını ikiye bölüyor: Bir grup ellerindeki oyundan son derece mutlular ve yeni gelecek bir devam oyununun efsaneye gölge düşürmesinden endişe ediyorlar. Diğer grup ise Blizzard'ın Starcraft efsanesini sadece yüksek satş rakamlarına ulaşmak kaygısıyla fazla "piyasa işi" haline getirmeyeceğine duydukları güvenden dolayı, serinin sürmesinden yana görüş bildiriyorlar.
Kim ne düşünürse düşünsün, Blizzard Starcraft II'yi hazırlamaya başladı, hatta ilk teknoloji demosuyla yaptıkları tantımın video kayıtları ilk hafta YouTube'de sayısı milyonu bulan izleyeciye ulaştı. Pekiyi, yeni Starcraft, hayranlarına ne vaad ediyor?
Her şeyden önce, Broodwar'ın sonunda hiç bir açıklığa kavuşmayan öyküye yeni bir heyecan geleceği aşikar. Kerrigan, Jim Reynor, Samir Duran gibi karakterler yeniden hayatımızda yerlerini alacaklar, bunlara yepyeni karakterlerin de ekleneceğine şüphe yok. Uzaydaki üç farklı dominant canlı türü arasındaki evrensel güç savaşı, bir "al takke ver külah" hikayesi halini almış, "Infested Kerrigan" ise, oyuncuların ağızlarını bir karış açık bırakacak şekilde "Queen Of Blades" olmuştu.
Pekiyi ama sonrasında ne oldu; yada arada? Doğrusu bu sorulara verilecek cevapları sadece Starcraft II'den beklemek haksızlık. Blizzard, Starcraft adının etinden ve sütünden yararlanmak için, bir çok farklı bilim kurgu ve fantastik edebiyat yazarına Starcraft evreninde geçen roman serileri yazdırdı. Ne yazık ki bu kitaplar ülkemizde yayınlanmadığından, oyuncular için Starcraft hevesinin kursakta bırakıldığı söylenebilir. Ancak Blizzard'ın bu romanlarda, Starcraft II ile oyunculara sunacağı yepyeni hikayenin tadının kaçmasına sebep olacak ipuçlarının kullanılmasına müsade etmediğini tahmin etmek için oyunun çıkmasını beklemeye gerek yok.
Bununla birlikte, oyuna getirilecek bir çok farklı yeniliğin, hikaye yapısından nasıl etkileneceği ve onu nasıl etkileyeceği şu anda öngörülemiyor. Blizzard, sadece tek kişilik görevlerde kullanılmak üzere oyuna "hero" ekleneceğini duyurdu, yani tıpkı daha önce Warcraft III'te de denedikleri gibi, oyun örgüsünün etrafında döneceği asıl karakterleri oyun motorunda yer alan temel birimlerden farklı (ve daha üstün özelliklerle donanmış) şekilde kullanmak. Şu var ki; ilk Starcraft'ta da temel bazı karakterler, oyundaki birimler şeklinde ancak farklı dış görünüş arzedecek biçimde oyunda yer alıyordu. Örneğin Jim Raynor, bir Vulture pilotu olarak görev sırasında kullandığınız askerlerden biri oluyordu; şu farkla ki, hem gücü ve yetenekleri fazlalaştırılmış oluyor, hem de renkleri ile diğer birimlerden kolayca ayrılıyordu.
Warcraft III'teki hero yapısı ise, söz konusu baş karakterleri temel birimlerden tamamen farklı biçimde yeniden kodlayarak yapılmıştı, yani ekranda bir grup footmen ve bir kaç riflemen varken, Arthas karakteri de elindeki çekiç ve peleriniyle askerlerinin arasında dolaşıyordu. Bu hero yapısı çok oyunculu seçenekte de aynen korunmuş, sadece söz konusu herolar oyun içi dengeye uygun olması açısından biraz elden geçirilimişti.
Starcraft II'deki heroların ne şekilde olacağı ise bilinmiyor. Bu herolar ilk SC'deki gibi oyun içindeki birimler gibi görünüp onların daha güçlü kopyalarından mı ibaret olacaklar yoksa bütünüyle özgün birimler olarak mı tasarlanacaklar, bu soru henüz açıklığa kavuşmadı.
Yine de Blizzard'nn bazı basın duyurularından çıkardığımız ipuçlarından hareketle tahmin yürütmemiz mümkün. Elimizdeki ilk veri, heroların çok oyunculu sistemde yer almayacakları; tıpkı ilk SC de olduğu gibi. Diğer veri ise, Blizzard'ın basından gelen sıkştırmalara karşı cevap olarak verdiği "bu oyundaki herolar ilk oyundaki herolarla hemen hemen aynı özelliklere sahip olacak, ancak onlara göre çok daha fazla özgün yeteneğe sahip olacaklar" açıklaması. Elimizdeki bu veriler bize, SC2 herolarının WCIII'teki gibi bütünüyle bağımsız birimlermiş gibi tasarlanmayacağını gösteriyor. Ancak Blizzard yapımcıları bizi şaşırtabilir. Gerçekten de sırf bu tahmini haksız çıkarmak için, tek kişilik görevlerde bağımsız herolar tasarlamaya üşenmeyip hepimizi şaşırtmaları sürpriz olmaz.
Blizzard bizi böyle bir hamleyle şaırtabilir, ancak söz konusu olan Starcraft olduğunda, bu bizi ilk kez şaşırtmaları olmayacak. Geçtiğimiz senelerde Blizzard, büyük tanıtım kampanyalar eşliğinde XBOX konsolu için taktik-FPS türünde olacağını duyurdukları Starcraft:Ghost projesini, yayınlanacağı ilan edilen tarihe çok da uzun sayılmayacak bir süre öncesinde iptal etmişti. Blizzard kurmaylarını bu karara iten unsurların ne olduğu açıklanmadı, hiç bir şirket başarısızlıklarının arkasındaki basiretsizliği halka duyurmak istemeyecektir ve Blizzard da bundan muaf tutulamaz. Ancak en büyük Blizzard hayranları bile, bu talihsiz olaydan sonra Starcraft II'ye biraz şüpheli yaklaşıyor.
Haksız da sayılmazlar. Blizzard yapımcıları şu aralar adeta darphane gibi çalışmakta olan World Of Warcraft projesiyle o kadar meşguller ki, Starcraft ekibine gerekli ilgiyi, parayı ve zamanı tanıyıp tanımayacakları merak konusu. WOW'a ikinci bir ek paket olarak Lich King projesi tam gaz devam ediyor, Blizzard gibi mümkün olduğunca az sayıda projeyle çalışan bir yapımcının aynı anda hem bir WOW eklentisi hem de SC'nin devam oyununa harcayacağı işgücü için yeterli kaynağa olmaması herhalde kimseyi şaşırtmazdı. Öte yandan, şirket WOW sayesinde piyasadaki etkinliğini öyle artırdı ki, hem pazar payında hem de finansal mali değer bakımından şu arada hiç bir sıknıtı çekmiyor olmaları gerek. Buna rağmen akıllardaki şüpheler bir türlü giderilemiyor.
Şüpheler bâki kalıyor, geriye ise yapımcıların vaad ettiği yenilikler kalıyor; örneğin yeşil mineraller gibi. Evet, oyunun resmi sitesinde yayınlanan bir çok ekran görüntüsünde fark edilen yeşil renkli mineraller hemen dikkat çekmiş. "(Yeşil mineraller) oyundaki erişilebilir yüksek nitelikli kaynaklardan olacak", diyor bir şirket yetkilisi, web sitesinde yaptğı açıklamada. "Bu mineraller, normal minerallere göre daha yüksek oranda kaynak içerecekler ve haritada mavi renkli minerallerden farklı yerlerde bulunacaklar, bu yüzden eklenti binalarının nereye inşa edileceği konusunda verilecek karar, oyun içi ekonomi stratejileri açısından belirleyici nitelikte olacak." Bilindiği gibi Starcraft'ta halen 2 tip kaynak var: Mineral ve gaz. Orijinal SC'de bu iki kaynaktan etkili yararlanabilmek için ikinci (yada üçüncü) temel yönetim binasını bu kaynaklara mümkün olduğunca yakın inşa etmeniz gerekiyor, bu sayede daha fazla kaynak toplayıp teknoloji eğrisinde daha üst basamaklardaki birimlere geçebiliyorsunuz. Ayraca ikinci ve üçüncü üslerin haritada nereye yapılacağı ve oyunun hangi aşamasında konulacağı, bir çok temel stratejinin bel kemiğini oluşturuyor (Örneğin Zerg oyuncuları için 3-Hatchery + Zergling stratejisi, yada Protoss için Fast Expand - 2 Gateway açılşı gibi).
Tanıtm videosu yayınlandığından beri adrenalinimiz biraz düştü, ancak ağzımızın suyu hâlâ akmaya devam ediyor. Henüz oyunun çok küçük bir bölümü yapılmış durumda. Sadece Protoss ırkı büyük çapta tamamlanmış, Terran ırkının kodlanmasına da yeni başlanmış. Zerg gücü ise henüz tasarım halinde. Oyuna ekleneceği açıklanan bir çok farklı ve yeni birimin oyun yayınlanana kadar iptal edilip edilmeyeceği bilinmiyor. "Halen yeni eklenecek birimler ve oyundan çıkacak eski birimler üzerindeki denemelerimiz sürüyor", diyor bir şirket yetkilisi, yeni birimlerle ilgili bir soruya. "Bir örnek vermek gerekirse, şu andaki inşaat listesinde Terran Firebat birimi oyundaki birimler arasında yer alıyor ve yeni eklenen birimlerle ne şekilde etkileşime gireceği üzerinde denemeler yapıyoruz. Oyun tamamlandığında Firebat'ın akibetinin ne olacağını ise biz de bilmiyoruz".
Tüm bu gerçekler bir kez daha ortaya çkkarıyor ki; Starcraft II, büyük bir proje olarak sürdürülüyor. Projenin gereğinden fazla büyüyüp, şişip patlaması sadece oyuncuları üzmekle kalmayacak, Blizzard'ın WOW ile yaptığı bütün kazanımların SC ile yok edilmesi anlamına da gelecek. Bu yüzden bizler, sadece bizim oyun zevkimiz için değil ancak sektördeki kendi kariyerleri için de, Blizzard'daki yapımcıların ne yaptıklarını bildiklerini ümit ediyoruz. Tanıtım videosundaki gibi "GG" yazacağımız günlerin çok yakında olması, hepimizin en büyük arzusu.
son yorumlar